RSS

Béla Bartók Anma Haftası 23-28 Şubat 2015

26 Feb

Boğaziçi Üiversitesi Garanti Kültür Merkezi Ayhan Şahenk salonu
26 Şubat 2015 18:00

2013 yılında açılan Macar Kültür Merkezi ve Macaristan Başkonsolosluğu tarafından düzenlenen gecede Béla Bartók (1881-1945) ile ilgili sunumları yaklaşık 60 kişi dinledi.

Konuşmalardan ilki kendi sayfasında birçok kitabını okuyabileceğiniz Janos Sipos tarafından Türkçe yapıldı. Bartók gibi karşılaştırmalı bir şekilde Anadolu, Azerbeycan, Türkmenistan, Karaçay-Balkar halkları, Volga-Kama bölgesi, Moğolistan, Kazakistan ve Kırgızistan müziklerini form, repertuar, pentatonik dizilerin kullanım biçimleri ve diyatonik-pentatonik dizileri üzerinden ele aldı. Anadolu muziğinin çok karışık, Türkmenistan’da aşık müziği repertuarının çok geniş, göç yolu üzerinde olması nedeniyle Karaçay-Balkar halklarının müziğinin Macar ve Türk müziği üzerinde etkisinin önemli, Volga-Kama bölgesinde pentatonik dizilerin 4lü ve 5li göçürmelerle nasıl çeşitli, Çin, kuzey Kazakistan ve Volga hattının kuzeyinde pentatonik güneyinde diyatonik dizilerin hakim olduğunu anlattı. Kırgız bölgesinde yaptığı karşılaştırmalı çalışmanın yer aldığı 2014 yılında çıkmış Kyrgyz Folksongs başlıklı kitabının detaylarından zaman darlığı nedeniyle pek bahsetmedi ama sayfasında bulabilirsiniz.

Bartok’un el yazma notaları

.
İkinci konuşmacı Pál Richter Bartók‘un Macar halk müziği araştirmalarındaki onemini ardıl tercüme ile Macarca sundu. Bartók‘un çalışmaları Macaristan’daki pentatonik dizileri farkına varmasıyla başladığından,  birlikte çalıştığı Zoltán Kodály bestelerinde de pentatonik dizileri kullandığından, Macaristan’da 1906-1920 yılları arasında yaptığı 10.000e yakın derlemelerinden yola çıkarak bazı önemli özelliğinden bahsetti. Birincisi halk müziği için özel bir notasyon geliştirmesi. Çok detaylı yazdığı transkripsiyonların yanısıra ana melodinin notasını kullanmaktadır. Kodály, 1950 yılında yayınlanan “A folklorista Bartók” kitabında kulakla yapılabilecek en gelişmiş çözümlemelerle notaya alımı yaptığını belirtmiş. Fonograf ile kayıtın çok önemli olduğunu, alan çalışması sırasında notaya almanın sağlıklı olamayacağını, fonograf sayesinde yavaşlatarak dinlenerek transkripsiyonun daha başarılı olacağını söylüyor. (Günümüzde yaşasaydı teknolojik kolaylıklar nedeniyle çok mutlu olurdu). Çiftçi müziği diye tanımladığı halk müziğinin doğanın bir parçası olduğunu, araştırmacının da doğayla barışık olması gerektiğini kendi kelebek koleksiyonu ile ispatlamaya çalışmış gibi geldi bana.
Diğer önemli özelliği araştırmaların bilimsel olabilmesi için karşılaştırmalı yapılması gerektiğini ileri sürmüş olması. Türk, Slovak, Rumen, Sırp, Hırvat ve Arap müzikleri hakkında çalışmalar yapmış bu nedenle. Türkiye’de 1936 yılında yaptığı derlemelerle ilgili kitap 1976 yılında yayınlandı, Sırp ve Hırvat müzikleriyle ilgili olan ilk 1945 yılında yayınlandı örneğin. Bu karşılaştırmalar sırasında farklı bölgelerde benzer müzikal yapılarla karşılaşması, müziklerin gezgin olduğu sonucuna varmasına neden oldu. Kendi yaptığı derlemelerin dışında daha önce veya başkaları tarafından yapılmış çalışmaların notaları üzerinden de bu karşılaştırmaları yapmış olduğu belirtti Richter.

Bartok derlemelerinden birkaç ses kaydı örneği dinledik.

Üçüncü konuşmacı Hasan Uçarsu ise Bartók‘un Türkiye ziyaretinden önceki halk müziği ve “alaturka” müziğin batılı formlarda ele alınması ile ilgili durumlar hakkında bilgiler verdi önce. Örneğin V. Murad’ın piyano için bestelediği Aydın havası. Cumhuriyet döneminde ise 1927 yılında Cemal Reşit Rey’in bestelediği 12 Anadolu Türküsü bir sene sonra Fransa’da seslendirildiğinden dönüm noktası olarak örnek. Söylendiğine göre Maurice Ravel 1937 yılında öldüğünde masasının üzerinde bu eserin notaları bulunmuş. (1947 yılında kurulan, daha sonra ismi International Council for Traditional Music, ICTM, olan International Folk Music Council’in ilk yönetim kurulunda üye olan) Ahmet Adnan Saygun da aynı dönemlerde Paris’te bulunduğundan bu konseri dinlemiş olma olasılığı yüksek olduğu düşünülüyor. Hindemith de Türkiye’de olmasına rağmen Bartók, Halkevinin daveti ile 1936 yılında önce İstanbul’a geliyor. Daha önce müzikal açıdan Arap dünyası içinde sınıflandırılan Türk müziği, dil benzerliği ve pentatonik dizileri barındırması nedeniyle bu sınıflandırmadan çıkıyor. Darül Elhan’da daha önceki derlemeleri inceliyor ve 65 tane plak kaydının olmasına şaşırıyor, çünkü o sırada Macaristan’da sadece 4 plak var derlemelerin kayıt edildiği. Ancak derlemelerin kendi kültürleri içinde, yerinde yapılmamasını, derleme alanında ses kaydının yapıldığını ancak sözlerinin o anda yazılmamasını, kalabalık grupla araştırma yapılmış olmasını eleştiriyor. Ayrıca bir müzikologun, müzik dışında dil, dans, sosyoloji, tarih bilmeli diyor. Ankara’ya geçerek,  derlemecilik ve Türk-Macar müziklerinin ilişkisi üzerine üç konferans vermiş. Halkevi dergisinde üç makalesi yayınlanıyor. Sonra Adana’ya geçerek derlemeler yapmıştır. Halk müziğinden esinlenecek ve armonize edilerek yeni besteler yapılacaksa, besteci halk müziğinin asıl kaynağı olan bölgeye gitmeli, orasının havasını solumalı, köylülerle birlikte deneyimlemeli yoksa ruhsuz olur diyerek Stravinski’yi bu eksiği nedeniyle eleştiriyor. Bu şekilde halk müziği ancak süsleme olur kalır. (Günümüz Saygun’un deyişiyle türkü bezirganlarına duyurulur!) Saygun da aynı görüş ile elma ağacından örnek veriyor.

Dördüncü konuşmacı Tamás Kobzos Kiss ise halk müziği eğitiminin babadan oğlu geçişinden (acaba sadece erkekler mi halk müziği icra ediyor?), daha sonra oluşan dans evi anlamına gelen Táncház hareketinden bugünkü ilkokuldan üniversiteye kadar formal eğitime geçiş sürecini anlattı. Çalmanın ve oyunun stili önemli yoksa sadece çalmak oynamak değil bu tür eğitimde.

Tamás Kobzos Kiss ve Erdal Şalikoğlu’nun bağlamalarından Türk-Macar müziklerinin ortak yönlerinin bulunduğu, varyantlar diye niteledikleri ve Bartók‘un derlediği parçalardan ufak bir dinleti ile bu bölüm bitti.

Şarap servis edilen kokteylden sonra Boğaziçi Üniversitesinden Akademik İşler koordinatörü Taner Bilgiç, Macaristan ile daha fazla işbirliği yapmak için dil öğretimi için Kültür Merkezi ve konsolosluktan destek bekleyen kısa samimi ve İngilizce konuşmasından sonra konsolosun ardıl çeviri ile Macarca ve kısa konuşmasının ardından 20:30 da yaklaşık yüz kişinin dinlediği konsere geçildi. Piyanist Zsolt Medgyesi, Liszt Mozaet ve Bartok programını değiştirip daha cok Bartok ve halk müziğinden piyano uyarlamalarını çalacağını belirtti.

Zsolt Medgyesi piyano konseri

Zsolt Medgyesi piyano konseri

Notalar olmadan çalıyor olması, çoğu zaman bakmadıkları halde notalarla sahneye çıkan TRT halk müzikçilerini getirdi aklıma…. Yoksa müzisyenliğin birinci kuralı olarak görülen nota okumayı bilmiyor mu acaba 🙂
Konser esnasında yanımdaki merdivenden o kadar çok inen çıkan oldu ki, piyanodan çıkan sesler rastlantısal kaldı onların yanında…
Konser programını olmaması, özellikle bilmediğiniz bir repertuar çalınıyorsa biraz can sıkıcı olabiliyor, kaybolup gidiliyor.

Birçok anma gecesinde şahit olduğum, anılan kişinin putlaştırılmaması, gereğinden fazla övülmemesi, uzadıkça uzamaması nedeniyle mutlu ayrıldım…

 
Leave a comment

Posted by on February 26, 2015 in Dinledim

 

Tags: , , , ,

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out /  Change )

Google photo

You are commenting using your Google account. Log Out /  Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out /  Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out /  Change )

Connecting to %s

 
refugeewatchonline

formerly hosted at refugeewatchonline.blogspot.in

Leylek ve Levrek

Ciddi & Gayri-Ciddi Laga Luga

Bibliolore

The RILM blog

ali esgin

SOSYOLOGCA ŞEYLER...

BEKS

Bellek ve Kültür Sosyolojisi Çalışmaları Derneği

LGBTI NEWS TURKEY

English language translations of news, reports, opinion pieces, and essays on LGBTI+ rights in Turkey

Kebikeç Dergi

insan bilimleri için kaynak araştırmaları dergisi

Alevi Kütüphanesi

Bismişâh Allâh Allâh Gerçeğe Hû

%d bloggers like this: